23 Aralık 2008 Salı

sabahtan akşama kadar gözden uzak kaldım
farkında değildim bana ne olduğunun
daha sağ idim,güç bela ayakta kalabilmiştim
kısacası,yırtmıştım

bir ses duyacaksınız
ağzımdan çıkan
çok zaman geçirdim
tersyüz edilmiş halde
tenim soğuktur
insan dokunuşlarına
bu kanayan kalp
atmıyor yeterince

mırıldandım sessizlik yeminini ve şimdi
duyamıyorum sesli düşünsem bile
ışıkla söndürüldüm,geceyi yakıyorum
bürünüyorum onun karanlığına boş bir gülümseme ile

sürünüyorum gerisin geri yaşama
sinir sistemim tamamen altüst
tersyüz oluyorum

ona bir bakın şimdi
daha solgun nedense
fakat kendine geliyor
tıkanmaya başladı
çok uzun süre geçti konuşmayalı
benim ağzımdan çıkan sözcükleri pekala duyabilir

ve bu sözcüklerle görebiliyorum
net olarak ardından beni saran bulutların
biraz zaman tanıyın,sonra söylerim adımı
şimdi duyabiliyoruz kendimizi yeniden

dayanıyorum
güne
tüm bulutlar
rüzgarla sürüklenip gitmişken
seninleyim şimdi
söyleyebiliyorum adını
şimdi duyabiliyoruz
kendimizi yeniden

kıvrılmış bir köşeye
fakat hala tireşiyor ekran
sonu gelmeyen bir çöp akışı ile
lanetlemek için bu yeri
rastlantısal görüntüler denizinde
kendini yok edici hayvan
bekliyor dalgaların kırılmasını

duruyor eşikte
ateşli bir öfkeye kapılmış
ve cehenneme fırlatılmış olarak o
lanetleyecek bu yeri
çılgın gibi saldırıyor dört bir yana ve hala titreşiyor ekran
bekliyor alevlerin sönmesini

1 Aralık 2008 Pazartesi

kendimi beceriksiz,ahmak ve kendi hayatının kontrolünü tamamen kaybetmişi biri gibi hissediyorum.önceden reddettiğim herşeyi şu an küçük düşme uğruna bile olsa kabul edebilirim sanki.siz bilmiyorsunuz ama şu an karşımda biri var dursun da bana cevap versin diye bekliyorum ama o cevap verebileceğini söylese bile pek sallamıyor.kısa bir tabii ve arkasından gelen uzun süreli sessizlik içinde öylece bekliyorum.aslında haklı bunu yapmakta ama ne bileyim sanki bunu yapacak biri değil gibiydi.

30 Kasım 2008 Pazar

inner turbulence

inner turbulence

üç çiçek bir böcek


geçen günden aklıma takıldı.hiç aşık oldum mu? 2 kere kesinlikle oldum.hatta hakkını yemezsem 3 kere oldum ki hakkını yememem lazım gerçkeyen oldum,hatta hala 3 kere aşığım.isterdim ki 3 ü de gelsin yanyana konuşsunlar birbirlerini tanısınlar,beni çekiştirsinler hatta yüklensinler bana hatalarımı söylesinler yaptığım ayıpları söylesinler.arkadaş olalım.ben 3üne de aşık olayım ama aşık olduğumla kalayım yeter ki istediğim zaman yanımda olsunlar.istediğimde olmasa bile arada sırada görebileyim.beni bir çok insandan fazla etkilemişlerdir ne de olsa.beni ben yapmışlardır.hayatımdaki bütün ilkleri bana yaşıtmış,benim gerçekten ilk öğretmenim olmuş,ilk hayallerimi bilen,benim hayallerime benden çok önem vermesiyle beni şaşırtan ve bana verdiği güvenle sadece ona anlatabildiğim hayat kesitlerimi yargızıca dinleyebilen ama onun anlattıklarını ben yargılasam bile bana senelerce katlanmış ilk aşkım.aniden gelen,sonra nasıl olduysa sürdükçe süren,kendimi daha önce hiç hissetmediğim kadar kötü hissettiren,hiç yapmadıklarım yaptıran,hiç görmediklerimi gösteren ulaşılmaz insan.belki ulaşabildiğimi hissetseydim daha farklı olabilirdi.hayatımda verebileceğim bütün ödünlerimi vermeme ragmen başaramadıgım kaybettiğim ve uğruna hala birşeyler kaybetmekte olduğum ikinci aşkım.nedense doğru zamanda gelen yanlış zamanda giden,kendime çok kızdığım, sanırım bütün hataların bende olduğu,ondan beklediğim hataları kendimin yaptığı bir düzende bulunan,nasıl olduysa tamamen kazandığım,hala kaybetmediğime inandığım ama kendime güvenmediğim için kazanmaya çalışmaya cesaret edemediğim,hala özlediğim en çok özlediğim,en çok üzerinde düşündüğüm,en çok arzuladığım en çok vazgeçtiğim,sanırsam yanında olmaktan en çok mutlu olacağım,ama kendimi tanıdığım için ona herşeyi zindan etmektense onun mutlu olabilmesini daha çok istediğim,hala hayallerimde -en basitinden en detaylısına-yer ayırdığım,istediğim şekliyle olmasa bile yenden hayatıma girmesini en çok istediğim,hakkındaen çok konuşmayı istediğim,ve zamanında ahır gibi dediğim kokusunu şimdi başkasının üzeriinde duyduğumda peşinden gidip,acaba o mu diye bakmaya başladığım,neden o parfümün adını öğrenmedim ki deyip, öğrensem alıp yastığıma sıkıp öyle uyuyacağım,bunu ayzarken çok da fazla özlediğimi farkettiğim son aşkım.nasıl hoşuma giderdi,üç insan bir çember oluşturup konuşsanız,biriniz sigara içerken öbürünüz içmese diğeriniz de içmek isteyip içemese;bana verip veriştirseniz ben de yanınızda sizi izlesem görsem,duysam,hissetmek isteyip hissedemesem,nasıl ve neden size aşık olduğumu anlayabilsem de kendimi de anlamış olsam.ya da siz bana anladığınız beni anlatsanız.

herr g........

Herr g?
herr g konuşur mu? aslında konuşur, çok da sever konuşmayı ama her zaman konuşmaz çünkü bir garip bu adam.istese de konuşamaz.
Herr g düşünür mü ? çok düşünür, kararlar da verir ama uygulamaz.umursamadığından değil sanki umursayamadığından.
Umursar mı? çok umursar ama çoğu kimse bilmez bunu,anlayamaz.neden anlayamaz?anlatmaya uğraşmaz çünkü.
cool mu bu adam? yoo hiç öyle bi derdi yok.ama içi böle işte,bir garip.Neden garip.o da bilmiyor.

konuşunca ne oluyor,hiçbir şey.onun yerine ne yapmak lazım.istediğini yapmak lazım.müzik dinlemek lazım çünkü o anda gözümü kapayıp düşündüğümde elim ayağım terliyor heyecanlanıyorum.gerçekleştiremeyeceğim şeyler o anda gerçek oluyor.kitap okumak lazım.evet bir kitap delisi değilim ama orası bambaşka bir yer.o ritmi yakaladığım zaman akıp gidiyorum,kendi hayatımı okuyorum sanki,ben ordayım burda değilim,acaba 2 sayfa ssonra bana ne olacak? 2 gün sonra ne olacağını bilemeyip düşünmektense boşboş,2 sayfa sonrasını merak edip öğrenmek daha zevkli.

Boşlamış mı bu adam.gercekten boşlamış.hayalleri var ama caba sarf etmiyor.nasıl olsa gercekleşir.gercekleşmezse o zaman yeni alternatif hayalleri var.ve alternatifleri sınırsız.

iyi bir arkadaş mı? iyi bir dost.arkadas olmayı sevmez pek.herşeyi yapar onlar için ama bir noktada bu halka da koptu,hala iyi bir dost.aslında kimseyle dalga gecmez arkasından kötü konusup yüüzne gülmez.arkadasından kötü konustukları da kesin birşey yapmıştır ona.o da belli etmiştir kendini,rahatsız olduğunu.
dostlarını affeder mi ? hiç kızmaz ki,kızsa bileküsmez ki affetsin.bu hayat böyle saçma şeyler yaşamak için çok kısa değil cok uzun hatta,ama bu duyguların bu hayatta kaplayacak yerleri yok.

iyi bir insan mi? bok gibi bir insan,kalabalığı sevmez, konuşmak zorunda olduğu için konuşmayı sevmez,herkes eğlenebilirken o eğlenemiyorsa orda durmayı sevmez,odasına gidip yeni aldığı kitabı okur.yanına birisi geldiği zaman merhaba demek için müzik dinlediği kulaklığı çıkartmaya uğraşmaz,çünkü bu kişi ya sadece bir merhaba der ve orda tıkanır ya da merhaba bile diyemez.değmez.ama zaten bu kişi bir başkasıysa o zaman çıkarıp merhabayı kendi der ve tıkanmasına izin vermez.insanların ne dediğinie ne aptığına önem vermez.o istediğini istediği zaman yapar.tabii ta ki yapabildiği noktaya kadar.

richard william rick wright 2

çok uzun zaman olmuştu bloga girmeyeli, yazmayalı.nerden mi geldi akloıma.bir sürü farklı neden var aslında.içimde yaşadığım kabuktan memnundum gayet, artık açılmak konuşmak dinlemek istemiyordum hala da istemiyorum ama rick wright getirdi yenden beni buraya kadar.
bu haftasonu bir gezi düzenledik 12 saar gidiş ve bir o kadar da dönüş bizi sadece bir termik santrale götürdü,ordaki kaynakları gösterdi geri getirdi bizi.bütün yol boyunca,otobüsteyken,düşündüm de acaba toplamda 30 cümle kurmamışımdır herhalde.oturdum müzik dinledim,kitap okudum,dışarıya baktım.sanırsam hayatımda ilk defa erciyes'i gördüm.sonra yenden müzük dinledim.rick wright vokalli şarkıları daha da bi dikkatli dinledim, bitti yenden dinledim hatta. ne garip değil mi? adamıın şarkıları burda bende.ama kendisi yok.şu an büyük oranda yok olmustur kendisi.ama açsak baksak ordadır ardında kalanlar.yaptıkları kadar güzel bir görüntü olmayacak şüphesiz ama o hala orda.sadece konuşamıyor,üretemiyor.peki acaba sürekli aklıma gelen ve her aklıma geldiğinde gözlerimi yaşartan bu adamı arkadaşları benim kadar hatırlıyor mudur? hatırlarlar sanırım.onların odasında resimi olmasa da sanırım evlerinde bir makineden basılmış bana ait olmayan resimden öte gerçek resimleri vardır.tamam belki msnlerinde avatarları değildir,rick ama 40 yıllık dostları sonuçta.bilmiyorum ama bazen düşünüyorum,azrail bana gelse onun sırası geldi ama istersen onun yerine seni alayım dese sanırım kabul ederdim,ama o ister mi? Bilmem.Ben gerçekten ister miyim?sanırım tek bir şartla hemen kabul ederdim.Onunla 1 gün geçirsem,sesini gerçekten duysam beraber sigara içsek, klavyesine dokunsam,evini görsem,dolabına baksam,o sessiz sakin adam konuşmasa bile yanında otursam yeterli olurdu sanırım.bu bir günü verselerde sanırım yine de kabul ederdim.bilmem.ne de olsa benim yerime o çok daha fazla şeyler katabilirdi buuralara sanırsam

17 Eylül 2008 Çarşamba

Richard William Wright


hayatımda ikinci kez bir ölünün arkasından ağlıyorum.
meğer gerçekten zormuş,ama garipmiş de,ilki 14 sene falan önceydi.

oysa daha 5 gün önce dayımla konuşurken onlar daha ölmez diyordum.

en sevdiğim müzisyen,en takdir ettiğim müzikal deha,en karizmatik bulduğum rockçı gitti

msn de ki avatar resmim artık yok



http://news.bbc.co.uk/2/hi/entertainment/7617363.stm


ne derler bilemedim ,diyemedim de.
belki rahatlarım diye yazıyorum işte

4 Eylül 2008 Perşembe

nefret

İnsanların sana öğüt vermeye çalışırken ya da hayata dair iyi birşey anlatmaya çalışırken tutup da,bi gün şöyle oldu ben de adama şöyle dedim.ben öyle demesem olmazdı demesinden,saçma ve basit olayları sıkı stratejilerle kazanılmış birer başarı gibi sunmasından nefret ediyorum.
özellikle de bunu anlatırken seslerini kısıp sanki bütün gece sadece sigara ve viski içmişcesine kirli bir ses tonu yakalayıp,üzerime doğru eğilip bunu fısıldamalarından.oysa ki biriyorum ki içki içmez hatta oruç tutmayanların anasına avradına söver,kendi oruçlu ağzıyla

11 Ağustos 2008 Pazartesi

bilinmeyenler

nası yapmalı bilmiyorum ama bir yerlerden başlamalı.
nereye koymalı,kimden kaçırmalıyım
neyden çekiniyorum
korktuklarım neler

neden öyle olmak istiyorum
neye imreniyorum
denemeli miyim
anlatmalı mı ?

olabilir miyim öyle
...istesem bile
istemekle olunabilir mi?
yetenek gerekmez mi?

buralarda var mıdır onlardan
yadırgamazlar mı beni
ben de öyle olsam
en azından denesem

düzenimin içinde düzensizlik arıyorum
kendim yaratmaya çalışıyorum
beni hayalimdeki düzene götürecek
düzensizliği böylecene başlatmalı mıyım

koca koca soru işaretleri hiçbirini bilmiyorum
cevaplar lazım bana